DR. TURANŞAH TÜMER; Tıbbi Hacamat, Sülük, Akupunktur, Prp, Manuel Terapi Merkezi

13 Mayıs 2016 Cuma



HACAMATIN EŞSİZ FAYDALARI;
Hacamat, (Cupping ) uygulaması Qi ve Xue enerjilerini artırarak kan, lenf ve sinirsel sirkülasyonu sağlamak amacıyla, cam kupa veya özel plastik kupalarla negatif basınç oluşturarak, deri yüzeyinde yerel bir baraja sebebiyet veren arıtma tekniğidir.
Asırlardır uygulanan tedavi yöntemlerinden biridir Hacamat. Klinik çalışmalar ile ispatlanan, vücudun ürettiği doğal faydalı maddelerin artmasına, ağrıların azalması hatta yok olmasına, yeni kan üretme mekanizmasının ve lenfatik sistemin harekete geçmesine, Stresin azalıp, vücudumuzun güçlenip, zinde ve enerjik olmasına sebep olmaktadır.
Özetle; Hacamat olmakla vücudumuz; hastalık yapan sebeplerden arınmakta, temizlenmekte ve blokajlar açılarak yenilenmektedir.
Peygamber Efendimizin(s.a.v.) özellikle tavsiye ettiği bir uygulama şekli olması nedeniyle de insanların ilgisini çekmektedir.
Hacamat gerekli hijyen kurallarına dikkat edilerek, uygun noktalara uygulandığında harika sonuçlarıyla eşsiz bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.



  
  
TIBBİ HACAMATLA ( KUPA TEDAVİSİYLE ) DETOKSİFİKASYON;

Tıbbi hacamat, yapılan kişiye sakinlik duygusu verir ve yanı sıra detoksifikasyon yaptığı için masajın sağladığı faydaları da içerir. Baş ağrısı, soğuk algınlığı, vücut ağrıları, eklem ağrısı, karın ağrısı gibi semptomları gidermede oldukça etkilidir. Hacamat kanın serbestçe akmasını sağladığı için sıkışık alanda dolaşımı artırır. Bütün bunların sonucunda, toksinler ayıklandığı için gözenekler açılır. Yapılan çalışmalarda patojenler vücudun dört mm e kadar içinde bulunmuştur. Bunlarıda ancak tıbbi hacamatla vücuttan uzaklaştırabilir detoksifiye edebiliriz.


KAN BAĞIŞI İLE HACAMAT AYNI MIDIR?
Kan ihtiyacı olan insanlara vermek için taze olmalıdır. Kan vermekle de belirli oranda detoksifikasyon yapılmış olur fakat bu yaklaşık %20 oranındadır. Oysa Tıbbi hacamat la yapılan detoksifikasyon %90 oranındadır. Kan verme verilen kişiye daha çok oranda fayda sağlar. Vücudun ihtiyacı olan mineraller, hormonlar, iyonlar, vitaminler, alyuvarlar, akyuvarlar da verildiği için kan verilen kişi bunlardan faydalanır ancak kan veren kişide bunlar eksildiği için yerine koymak gerekir vücut bunun için belirli oranda yorulur. Bu yönleri ile kan verme bir detoksifikasyon işlemi değildir. Daha çok kan kaybı olan kişiye yardımcı olmaktır. Oysa etrafımızda kana ihtiyacı olan hiç kimse olmasa da kendi sağlığımız için tıbbi hacamat yaptırmalıyız.

Modern hayatın içinde kimyasal atıklar, gıdalardaki koruyucular, yapay tatlandırıcılar, yapay renklendiriciler, aromalar, hacamat olmamızı mecbur kılan şartlardır. Vücut için çok zararlı olan, kirli hava (egzoz gazı veya sanayi bölgeleri bacadan atılanlar, karbondioksit), kirli su (sanayi, evsel su atıkları vb), kimyasal ilaçlar, ambalajlı atıştırmalık hazır gıdalar, gazlı içecekler ve daha fazlası. Bunlar yıllar içinde vücutta birikecek ve çıkarılmak zorunda kalınacak, aksi taktirde vücudu yavaş yavaş zehirleyecektir. Hacamat kanında yukarda bahsedilenlerin fotoğrafını görmek mümkündür. Hacamatın ilk seanslarında kandaki kirli toksin mat yapışkan, elastik, pıhtı miktarının çok olduğu görüntünün yerini sonraki seanslarda bu görüntülerin yerini, parlak, pembe, elastikiyeti, pıhtılaşması azalmış, incelmiş hacamat kanı alır. Kandaki koyu yoğun görüntünün yerini, açık ince, parlak görüntü alır. Bu yönüyle kupa tedavisi kişideki ve kandaki kötü görünümü ortadan kaldırmaya çalışan bir tedavi yöntemidir diyebiliriz.

Temelde insan kanı, günlük diyetle alınan serbest radikaller, katkı maddeleri, gıda koruyucu maddeleri, zararlı yağ ve proteinleri içeriyorsa kan iyi değil demektir. Bu sayılan maddelerin hepsinin idrar, ter ve dışkı yoluyla atılma imkanı yoktur. Bu zararlı maddelerin atılamayan kısımları tekrar kan dolaşımına katılırlar. Bir nevi dolaşım sisteminin içine hapsolmuş olurlar. Bu maddeler zamanla kanın yavaş aktığı cilt altı kılcal damarlarda takılıp birikmeye başlarlar ve çeşitli hastalıklara sebep olurlar. Bu toksinleri ve birikintileri hacamattan başka herhangi bir yolla dışarı alamazsınız.


Vücutta detoksifikasyonu sağlamak, kolesterol, gut hastalığı, yüksek tansiyon, migren, baş dönmesi, baş ağrıları, vücut ağrıları, enerji düşüklüğü, yorgunluk, dikkat dağınıklığı, soğuk algınlığı gibi çeşitli hastalıklarla mücadele etmek.

Kirli, toksik, statik kan, dolaşım blokajını önlemede, tekrar pürüzsüz bir dolaşım elde etmek.


Vücutta metabolizmanın canlanmasını, gelişmesini sağlamak.
Organ fonksiyonlarının yeniden canlandırılmasında aktif rol oynamak.
Dayanıklılığı artırmak.
Dikkat, hafıza becerisini artırmak.
Sert kasları rahatlatmak.
TIBBİ HACAMAT NOKTALARI;

  • Bizim için en önemli nokta kahil denen iki kürek kemiği arası olan noktadır.
  • Kalp arkası, böbrek arkası, hormon düzenleyici bel noktaları.
  • Bacak ve eklem noktaları.
  • Başta çeşitli tedavi noktaları.
  • Akupunktur tedavi noktaları.
  • Akupressör noktaları.
  • Uzak tedavi noktaları.
  • Yakın tedavi noktaları.
"KORUNMA TEDAVİDEN DAHA İYİDİR”




İnsan vücudunda hacamat tedavi noktalarının altında kas, tendon, fasya, dokuları vardır. Uygulanan hacamat ve akupunktur tedavileri bu dokular vasıtası ile önce beyni sonra tüm vücudu etkiler. Vücuttaki bütün tedavi noktaları direk veya dolaylı olarak birbirine bağlıdır. Bu bağlantı hatlarına meridyen denir.
Bir noktada meydana gelen anormallikler iletilerek diğer noktaları etkiler. Tersine, bir noktada olan iyilik hali diğer noktaları da olumlu yönde etkiler. Mide-bağırsak sistemi rahatsızlıklarının belirtilerini dilde görebiliriz.
Hacamatta yapılan minik çizikler sonrası serotonin, histamin, bradikinin gibi bazı maddeler vücutta serbest hale gelir. Bugün bilimsel olarak kanıtlanamamış bazı maddelerde salgılanıyor olabilir. Bu maddeler kılcal ve arteriollerin genişlemesine neden olur. Kılcal dilatasyonla birlikte mikrosirkülasyon artar böylece dokular daha iyi kanlanıp oksijenlenir. Kaslar gevşer, genel vazodilatasyon ile kan basıncı düşer.


KUPA TEDAVİSİNİN FAYDALARI;

(Kanama olmadan) Kuru Kupanın Faydaları
  • Soğuk algınlığında vücudu güçlendirir.
  • Kronik akciğer hastalıklarında ağrıyı rahatlatır.
  • Aşırı adet kanamasını ve burun kanamasını frenler.
  • Ağrıları genel olarak azaltır, kan birikmesini önler.
  • Kasların gerginliğini alır.
  • Nörit ve omurilik iltihabında medikal tedaviyi destekler.
(Kanamalı) Hacamatın Faydaları
  • Omurilik aktivitesini artırır, toksinler ve gıda atıklarını kandan temizler.
  • Kan damarlarındaki anormal kan basıncı ve kalsifikasyonu (damar sertliğini) önler.
  • Bazı baş dönmesi hastalıklarında çok etkilidir.
  • Baş ağrısı, yüz kırışıklığı, migren ve vertigo şikâyetlerinde tedavi edicidir.
  • Diş ağrısını ortadan kaldırır.
  • Epilepsi nöbetlerinde tedavi edicidir.
  • Kas kramplarını, kulunçları önler.
  • Kan damarlarının geçirgenliğini artırır.
  • Astım, pnömoni ve anginapektorisi olan insanlar için çok yararlıdır.
  • Görme keskinliğini artırır.
  • Göz hastalıklarının tedavisinde destekleyicidir.
  • Adet düzensizliklerinde ve ağrılarında önleyicidir.
  • Kan dolaşımını, vücudu, boğazı, omuzları ve göğsü rahatlatır.
  • Tembellik ve uyuşukluğun üstesinden gelir.
  • Uyku bozukluklarını düzenler.
  • Stres ile başa çıkmada etkilidir.
  • Kabusları önler.
  • Travma sonrası psikolojik bozuklukları, aşırı korkuyu giderir.
  • Uyuşturucu bağımlılığını aşmada, sigarayı bırakmada yardımcıdır.
  • Vücuttan toksik gazları uzaklaştırır.
  • Gut ve romatizmanın metabolik birikintilerini atemizler.
  • Cilt hastalıklarını önlemede çok etkilidir.
  • Vücut fonksiyonlarını geri kazandırır ve güçlendirir.
  • Yaralar ve ülserlerin iyileşmesini hızlandırır.
  • Yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, diyabet ve inme tedavisinde çok etkilidir.
  • Bel ağrısının tedavisi, karaciğer hastalıkları, baş ağrısı, göz ağrısı, iktidarsızlık, libido kaybını önlemede güçlü etkisi vardır.
  • Sinüzit, hemoroid ve ülser tedavisini destekleyici olarak faydalanılır.
TIBBİ HACAMAT TEDAVİSİNİN İŞLEYİŞ MEKANİZMASI;

Tıbbi Hacamat (kupa tedavisi), deri veya vücut için rahatsız edici değildir. Çizik esnasında ince bir sızı sonrasında hiçbir rahatsız edici etkisi olmaz. Çiziklere hiçbir kimyasal sürülmez. Kremler, analjezikler, scatrizanlar vb. eğer kullanılırsa doku tarafından emilir. Dokunun mümkünse doğal yollarla iyileşmesini tercih etmeliyiz.
Kaslar ve cilt için artan yerel kan akımı beslenmeyi artırır. Kronik ve akut ağrı koşulları minimal hale gelir. Kaslardaki gerginlik giderilir. Hacamat scar dokusu sertliklerini yumuşatmada harika etkilidir. Dairesel vakumlama sonrası o alandaki tüm akupunktur tedavi noktaları uyarılmış olur. İnsanlar periyodik olarak hacamat olmakla nice ameliyat ve ilaç alımlarından kurtulur. Hacamatın sinir sistemi üzerindeki teskin edici etkisi nice psikiyatrik hastalıkları ve adli olayları önlemede etkilidir.
Sinir sistemi üzerinde sedasyon, yüksek kan basıncı üzerinde basıncı azaltıcı, anksiyete(gerginlik, sinirlilik) üzerinde, yatıştırıcı etkileri vardır. Ayrıca yorgunluk, kronik baş ağrısı, fibromiyalji ve nevralji şikayetleri olanlar için faydalıdır.
Kupa tedavisinin bir başka etkin uygulama yeri de selülit tedavisidir.


BAZI HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE MODERN TIP VE TIBBİ HACAMAT KOMBİNE EDİLMELİDİR;

Hastalıkların tedavisinde hacamatla modern tıbbın kombinasyonu tedavi süresini kısaltır, iyileşmeyi hızlandırır, İlaçların dozları yeterli gelir, yan etkileri de azalır.
Birçok kronik hastalıklarda (hipertansiyon ve diyabet gibi...) vücuda verilen zarar miktarı azalır. Kronik hastalıkların vücuda vereceği zarar yıllar sonraya ötelenir, hasta konfora kavuşur.
Tıbbi hacamat romatoidartrit, SLE, viral hastalıklar, otoimmun hastalıklarda şikâyetlerin azalması ve iyileşmede çiziklerin olduğu noktalardan akupunktur etkisiyle de oldukça tedavi edicidir.

Hacamatın profilaktik(koruyucu) etkileri aşağıdaki hastalıklarda oldukça önceliklidir;
  • Hipertansiyon
  • Migren
  • Bronşiyal Astım
  • Baş dönmesi
  • Kalp Yetmezliği
  • Obezite
  • Diabetes Mellitus
  • Gut
  • Diyabetik Ayak
  • Romatoid Artrit
  • Viral Hepatit
  • Donmuş Omuz
  • Peptik Ülser Hastalığı
  • Tenisçi Dirseği
  • İrritabl Kolon
  • Boyun Ağrı
  • Kronik Kabızlık
  • Bel Ağrısı
  • Kronik İshal
  • Diz ağrıları
  • Gıda Alerjisi
  • Spor Yaralanmaları
  • Prostat Büyümesi ve Cinsel Sorunlar
  • Alerjik Rinit
  • Glokom
  • Düzensiz âdet kanamaları gibi bazı jinekolojik hastalıklar
  • Egzama ve Sedef
  • Depresyon, anksiyete ve konsantrasyon eksikliği
  • Sigara bırakma, alkol ve eroin bağımlılığı
Hacamat yapılmadan önce hasta klinik olarak iyi muayene edilmelidir.



TIBBİ SÜLÜK TEDAVİSİ;

Latince’de “Sülükle Tedavi” anlamına gelen Hirudoterapi antik çağlardan beri hekimler tarafından tedavi aracı olarak kullanılmıştır.
Sülükler, sanıldığı gibi vücuttaki kirli kanı emerek tedavi etmezler. Tedavi edici özellikler kanın alınmasında değil kan emilirken vücuda verilen bioaktif enzim nitelikli salgıdadır. Bu salgıda, çok sayıda faydalı maddeler vardır. Genel olarak lizis etkisi yaparlar ve başlıca en etkilileri Hirudin, Histamin, Calin, Hyaluronidase, Eglin, Bdellin, Apyrase, Kollagenase, Destabilase, Hämentin ve Orgelase maddeleridir.
MÖ 15. yüzyılda Babil ve MÖ 5. yüzyılda Hint Sanskrit yazılı kayıtlarına kadar uzanan çok eski bir tedavi yöntemidir. Sülük tıbbi amaçlar için binlerce yıldır kullanılmaktadır. Fakat son birkaç yüzyıl içinde özellikle Fransa'da ve Avrupa’da yaygın olarak uygulanmaktadır.
Bugün bu tedavi yöntemi, yapılan son araştırmalarda travma cerrahisinde (örneğin Replantasyon cerrahi), venöz hastalıklarda (örneğin toplardamarlar İltihabı) ve kas-iskelet sistemi bozukluklarında (örneğin diz -eklem kireçlenmesi) tekrar çok önem kazanmıştır.
Ünlü hekimlerden Nikandros ve İbn-i Sina da sülüğü bir tedavi aracı olarak kullanmışlar ve öğrencilerini bu konuda eğitmişlerdir.
Sülüklerin Osmanlılar tarafından kullanıldığı ve bu konu ile ilgili yazılı eserler hazırladıkları bilinmektedir.
Osmanlılarla beraber Fransızlar ve Almanlar da sülüklerden yararlanmışlardır.


Tıbbi sülük tedavisi hangi hastalıklar için kullanılıyor?
Tıbbi sülük tedavisi, atardamar ve toplardamar tıkanıklıkları başta olmak üzere;
· Birçok dolaşım sistemi hastalığında,
· İltihaplı ve iltihapsız eklem romatizmalarında,
· Yumuşak doku romatizmalarında,
· Bel fıtığında,
· Safra kesesi iltihabında
· Zona hastalığında,
· Hemoroite(basur,
· Prostatta,
· Bademcik iltihabında
· Baş ağrısında,
· Migrende,
· Meniere hastalığında,
· Çıbanda
· Diş ağrısı ve iltihabında
· Depresyonda
· İyi huylu kitle ve ur hastalıklarında
· Ani İşitme kaybında ve
· Çeşitli Kulak hastalıklarında (Orta Kulak İltihaplanması, Tinnitus),
· Göz tansiyonu (glokom) ve buna bağlı görme kayıplarında,
· Ayrıca Ortopedi ve Rekonstrüktif Cerrahi kapsamında, gangren, gelişmekte olan kopuk organ tamirlerinde de tüm dünyada yaygın biçimde başarıyla kullanılmaktadır.
Tıbbi sülükler tedaviyi nasıl gerçekleştirmektedirler?
Tıbbi sülükler sanıldığı gibi kirli kanı emerek tedavi yapmazlar. Tedavi edici özellik kanın alınmasında değil kan emilirken vücuda verilen salgıdadır. Bu salgı başlıca Hirudin ve Calin maddelerini barındırır ve bu maddeler kanın:
· pıhtılaşmasını engelleyici (antiagregan),
· oluşmuş pıhtıyı eritici (fibrinolitik),
· ağrı kesici (analjezik-antiromatizmal),
· mikrop öldürücü (antibakteriyel),
· tansiyon dengeleyici (antihipertansif),
· kas gevşetici (miyorelaksan),
· bağışıklık sistemini düzenleyici (immunmodulatör)
· ve stres giderici (anksiyolitik) etkilere sahiptir.
Ayrıca “nörotrofik” etkiyle sinir hücreleri ve liflerinin tamir edilmesini hızlandırır.
Tıbbi sülük tedavisinin hastalıklara karşı koruyucu etkisi var mıdır?
Tıbbi sülüğün güçlü antioksidan etkisi nedeniyle koruyucu bütüncül (preventif) tıpta da kullanılmaktadır. Yılda birkaç defa belirli noktalardan yapılan sülük tedavisi, o yıl içinde enfeksiyonlar başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucu etki gösterebilir.
Sülük tedavisi olası nadir yan etkileri veya komplikasyonları:
· Belirgin kanama (uzun süreli ve ağır kanama)
· Isırık çevresinde kaşıntılı cilt kızarıklığı (alerjik veya alerji benzeri)
· Yara enfeksiyonu (örn. erizipel)
· Geçici eklem efüzyonu, lokal şişlik, ve bölgesel lenf boğumları şişmesi.
· Pigment bozukluluğu, ısırık yerinde kabuk bağlama ve sınırları belirgin küçük çaplı kabarıklar.
Ne zaman sülük tedavisi (kontrendikasyonlar) yapılmaz?
· Hemorajikdiyatezi veya hemofilide (hemofili) ve ilaçların nedeniyle kanama bozukluklarında (örn. Marcumar ® (Varfarin ® ), Falithrom ®, Comadin ®) veya düşük kan trombositi (trombositopeni), vb
· Uygulama yerinde cilt hastalıklarında
· Akut mide ya da bağırsak ülserlerinde
· Önemli anemide (kansızlık, Hemoglobin (Hb)
· Önemli immün yetmezlik sendromunda (AIDS, kemoterapi), vb
· Şiddetli kronik hastalıklarda (ileri evre kanser, böbrek hastalıklarında uzun yıllardır süren diyaliz), vb
· Gelişmiş periferik damar hastalığında (evre III PAD)
· Ciddi yara komplikasyonlarında (örneğin kötü kontrollü diyabet, ciddi obezite), vb

· Sülük salyasının içindeki maddelere karşı bilinen alerjilerde (hirudin, histamin), vb


PRP TEDAVİLERİ;


PRPyaniPlateletRich Plasma(Trombosit, büyüme hormonu, iyileştirici faktörlerden zengin plazma) PRPtıbbi bir uygulamadır. Sadece hekimler tarafından yapılmalıdır. Hekim hastasını muayene ettikten sonra PRP için uygun küçük tüplerin içine uygun miktarda kan alır ve santrifüj işlemini uygular.
Bu işlemin sonunda tüplerdeki kanın şekilli elemanları plazmadan ayrılır. Böylece mililitrede 1,5 milyona kadar trombosit yoğunluğuna sahip olan bir jel elde edilir. İşte buna PRP denir.

PRP ‘NİN ETKİLERİ;


1- Kanın pıhtılaşmasına yardımcıdır.
2- Doku hasarının iyileşmesini sağlayıcı maddeler içerir.
3- Büyüme faktörleri içerdiği için doku iyileşmesini hızlandırır.
4- Ciltte(yüzde) kırışık, çizgilenme ve çukurluklara karşı dolgu benzeri etki yapar.
5- Ciltteki(yüzde) yaşlanma etkilerini geciktirir.
6- Ciltte (yüzde)gerginlik ve canlılık oluşturur.
7- Saçlı deride saç hücrelerini canlandırarak saçın sıklaşması ve saç tellerinin kalınlaşmasını sağlar.
8-Kaslarda kasılma, yırtılma ve zedelenmelerde iyileşmeyi hızlandırır.
9- Küçük ve büyük bütün eklemlerde kireçlenme (artroz), eklem sıvısı azalması, eklem kıkırdağı yıpranmasında direk ekleme verilmek suretiyle ciddi iyileşmeler sağlar.


Böylece dokulardaki hasarın ya da yaşlanmanın etkilerini geriye çevirecek doğal büyüme faktörleri istenen bölgeye yoğunlaştırılarak verilmiş oluyor.


PRP yöntemiyle elde edilen iki farklı kan ürünü var; biri PRP diğeri de trombin serum. Bunlar iki farklı tüple elde ediliyor. PRP tüpünde kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde bulunuyor. Diğer tüpte ise aksine kanın pıhtılaşmasını sağlayarak bu trombositlerin dolgu maddesi gibi kullanılmasını sağlayan trombin var. Bu ikisi bir arada kullanıldığında deride yenileyici etki daha güçlü biçimde ortaya çıkıyor.


Kısacası kendi kanınızdan dolgu maddesi yapılıyor ve yüzdeki temel kıvrımlara ve ince çizgilere uygulanıyor.
Hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri 6-8 ay kadar dayanır. Dolgulu PRP hem kendi kanınızdan üretilir hem de doldurulan bölgedeki deri yaşlanmasına karşı geri sayım başlatan biyolojik bir süreci tetikler! Yani sadece doldurmaz aynı zamanda savunması zayıflamış, zamanın veya çevrenin yıpratıcı etkilerine karşı savaşmada yenik düşmüş bölgeye destek göndermiş olur.
PRP BİR TÜR KÖK HÜCRE TEDAVİSİ MİDİR?

PRP bir kök hücre tedavisi değildir. Ancak dolaylı yoldan kök hücreler üzerinde çalışır. Trombositlerin içindeki büyüme faktörleri deri hücrelerine fibroblast üretme mesajını ileten birer uyarandır. Fibroblastlar da kolajen ve elastin üretmek için anahtar niteliğindeki yapılardır. Dolayısıyla Regenkit PRPbütün bu süreci başlatan trombosit sayısını çoğaltarak dolaylı olarak kök hücreler ile çalışır, çünkü dolgu uygulaması sonrasında deride oluşan fibrin ağları ortamdaki kök hücreleri de kendi yapısında toplar.


PRP’NİN HERHANGİ BİR YAN ETKİSİ VEYA RİSKİ VAR MI ?



Eğer doğru uygulanırsa hiçbir riski ve yan etkisi yoktur. Çünkü her seansta kullanılan enjeksiyon ve tüp tek kullanımlıktır ve son derece güvenlidir. Yan etkisi yoktur çünkü şahıstan alınan ayrıştırılıp yoğunlaştırılarak yine kendisine geri verilmektedir.

PRP’NİN SONUÇLARI NELERDİR ?

1- Cilt gergin, parlak ve canlı görünür.
2- Özellikle yüz bölgesinde karşılaştığımız güneş ve yaşlılık lekeleri yumuşar
3- Göz altı bölgesi torbalanmalar ve morluklarda düzelmeler olur.
4- Yüzdeki çizgiler yumuşar. Bu değişiklikler çevredeki insanlar tarafından hemen fark edilir. “Çok genç görünüyorsun. Cildine ne yaptırdın? diye sorabilirler. Oysaki son derece doğal bir yöntem olan PRP sadece sizde olanı size daha güçlü bir şekilde geri vermektir. Bu tedavinin bir güzel tarafı da uygulama yapılan bölgenin çevresinde de iyileşmeler görülür. Örneğin, yüze yaptırdığınız da saçlarınız da canlanır.
PRP UYGULAMALARINDA NASIL BİR UYGULAMA İZLENİYOR? SONUÇ ALMAK İÇİN KAÇ SEANS YAPTIRMAK GEREKİR ?

PRP 10'ar günlük aralarla 4-5 seans yapılır. 8-10 ay sonra bu kür tekrarlanabilir. Altı ay sonra doktor hastasını kontrol eder. Şayet hasta menopoz dönemindeyse ya da sigara, alkol gibi kötü alışkanlıkları varsa doktor 1 kür daha yapmaya gerek duyabilir. Kişi kendine iyi bakıyorsa, sağlığına dikkat ediyor, cildini UV ışınlarından koruyor ise 2.kür için bir hatta duruma göre iki yıl beklenir.


TIBBİ HACAMAT SONRASI PRP UYGULAMASI DAHA HIZLI ETKİ ETMEKTEDİR !

Tıbbi Hacamat Tedavisi sayesinde temizlenmiş ve yenilenmiş olan kanınızdan ayrıştırılan prp serumu ile çok daha hızlı ve etkili bir yenilenme tedavisi elde edilmiş olacaktır. Bunu yıllar içinde birçok hastamızda tecrübe ederek gördük, insanlara Tıbbi Hacamat ile PRP kombinasyonunu kesinlikle tavsiye edebiliriz. Bu kombinasyon tek başına uygulanan PRP Tedavisine göre maksimum etki sağlamaktadır.

Dr. Turanşah Tümer
www.tibbihacamat.com


YÜZ BÖLGESİNE UYGULANAN HACAMATIN, AKUPUNKTURUN, PRP TEDAVİSİNİN YARARLARI;
  • Yüze uygulanan tıbbi hacamat tedavisi çizerek değil çok ince iğneleme yöntemiyle yapılır ve hiç iz bırakmaz.
  • Yüzdeki yaşlanma etkilerini azaltır.
  • İnce çizgiler ve kırışıklıkları azaltır.
  • Göz çevresindeki “kaz ayağını” en aza indirir.
  • Gözenekleri sıkılaştırır, yüz kas gerginliğini artırır.
  • Sarkmayı engeller, cilt ve sarkık göz kapaklarını yukarı kaldırır.
  • Kollajen üretimini artırır
  • Koyu halkaları ve ödemli, şiş gözleri azaltır.
  • Cilt parlaklığını ve gözlerin canlılığını artırır.
  • Yüzde kan ve lenf dolaşımını artırır ve cildi oksijenlendirir.
  • Yüz kaslarının elastikiyetini artırır, yumuşatır.
  • Hormonal dengeyi sağlar, sivilceleri azaltır.
  • Cildi eşitler, pürüzleri giderir, cilt tek renk olur.
  • İçeriden cildi nemlendirir.


    AKUPUNKTUR TEDAVİSİ;
     Akupunktur, acus-iğne ve puctura-batırmak kelimelerinden meydana gelm

iştir. Vücuda özel iğneler batırılarak tedavi ve hastalıklardan korunma sağlayan bir bilim dalıdır. Günümüzde akupunktur, alternatif gibi görünen tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olarak pozitif bilimler arasında yerini almıştır. İlaçlara karşı alerjik reaksiyonların ve organizmanın reaksiyonlarının artması bazen de ilaçların tesir göstermemesi veya yan etkilerinin ortaya çıkması gibi ilaçlara bağlı problemler çağdaş tıbbın temel problemlerini oluşturmaktadır.
Bu problemler sebebiyle insanlarda ilaçlara karşı bir antipati oluşmuştur. Akupunkturun başlıca üstünlüklerinden birisi, bu problemlerin olmamasıdır.Akupunkturun esas özelliği, organizmanın dahili imkanlarını seferber edip, dışarıdan organizmaya hiçbir madde almadan hastalığı tedavi etmesidir. 1896 yılında Taylor, beynin halen keşfedilmemiş bir eczane olduğunu söylemiştir. Bilindiği gibi hastalık öncesi kişi kendini rahatsız, keyifsiz, zayıf, morali bozuk, halsiz hisseder. Birçok hastalıklar bu belirtilerle başlar. Bazı hallerde ise hastalığın sebebini hiçbir teşhis metodu ile bulmak mümkün olmayabilir.

     Böyle hastalar hastalığının sebebini bulma ümidi ile yıllarca muhtelif tedavilerden geçip, ancak hiçbir netice alamayabilirler. Akupunktur uygulanırken, organ ve sistemler arasındaki bozulmuş bağlantılar düzeltilir ve zaman içinde seanslar ilerledikçe bütün organizma normal faaliyetine geri döner.
     Organizmanın kendini tamir mekanizması, en iyi iyileştirme metodudur.Bu metodun diğer üstün yanı ise sade olmasıdır. “KİM İYİ TEŞHİS KOYARSA, İYİ DE TEDAVİ EDER”
     
      Akupunktur ile birçok hastalığın önünü almak ve onları tedavi etmek mümkündür. Akupunktur ile hiçbir şikayeti olmayan fakat “risk grubu” denilen fertlerde (yağlanma, hareketsiz hayat tarzı, aşırı stres, sigara içme, vb.) koruyucu tedavi alabilirler. Direk olarak akupunktur tedavisine başlanıldığı gibi diğer tedavi yöntemleri iyi sonuç vermediği veya yetersiz kaldığı her yerde akupunktur tedavisi uygulanır.

     AKUPUNKTUR NE YAPAR?
  • Hepimiz şikayetlerimizin mümkünse ilaç almadan geçmesini isteriz. Akupunktur vücudumuzun kendi iyileşme imkanlarını kullanarak, içimizdeki doktor ve eczaneyi harekete geçirir.
  • Yan etkisiz ve doğal tedavi eder.
  • Vücudumuzda bir şeylerin artması veya azalması ile denge bozulabilir ve şikayetler başlar. Akupunktur vücuttaki tedavi noktalarını kullanarak önceki dengeli halini geri çağırır.
  • Akupunktur bazı kronik hastalıkların ilerlemesini durdurur veya geriletir.
  • Bütün hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirir ve yeniler.
  • Vücudu olumsuz çevre faktörlerine(doğal olmayan gıdalar,hava ve gürültü kirliliği, büyükşehirlerdeki stres faktörleri vb.) karşı güçlü ve zinde tutar.
  • Psikolojik problemler(depresyon,gerginlik,öfke nöbetleri) ve stres sonucu olan şikayetlerin çözümünde çok yardımcıdır.
  • Sinir sistemini dengeler.
  • Vücudun kendi steroid ‘ini salgılatarak yarayı içeriden tedavi eder.
  • Akupunktur alerjilere karşı eşiği yükseltir.
  • Zayıflamış organ(karaciğer, akciğer, böbrek ,kalp, mide, bağırsak) fonksiyonlarını güçlendirir.
     AKUPUNKTUR İLE TEDAVİ EDİLEBİLEN HASTALIKLAR;
  • Spazm ve Kramplar
  • Baş ağrıları ve migren.
  • Obezite
  • Alerjik astım
  • Cilt Hastalıkları (Akne, Egzema)
  • Safrakesesi spazmları ve diskinezileri
  • İskelet kasında ve iç organlardaki spazm ve kramplara bağlı ağrılarda
  • Vejetatif bozukluklar
  • Sinirsel bunalımlar, depresyon durumları
  • Sinirsel yorgunluk, bitkinlik
  • Mide ve Kalp nörozları
  • Uykusuzluk
  • Ekstremitelerde dolaşım bozukluğu
  • Alkol bağımlılığı
  • Sigara bağımlılığı
  • Saman nezlesi
  • Cinsel Problemler
  • Enurezis noktürna
  • Lumbalji, iskialaji ve diz ağrıları.
  • Bütün eklemlerin ağrılığı hastalıkları. Örneğin: Boyun ağrıları , omuz ve kol ağrıları.
  • Trigeminus nevraljisi, interkostal nevralji.
  • Dupytren kontraktürü (Başlangıç safhasında).
  • Yüz felci (erken dönemde, 3.6 ay içinde).
  • Beyin kanamasından sonra felçler (erken devresinde).
  • Kas spazmları (karın, bel ve bilhassa boyun spazmları) yemek borusu spazmı.
  • Akut ve bronşial astma.
  • Sinüzit.
  • Akut konjoktivit.
  • Akut ve kronik gastrit.
  • Mide de fazla asit.
  • Kronik düodenit.
  • Geğirme.
  • Kabızlık , ishaller kolit.
  • Ağız mukosası iltihabı.
  • Çocuklarda : Gece işemeleri, bronşit, alerji, astma, korku, çekingenlik, huzursuzluk, kötü alışkanlıklar (tırnak yeme), çocuk felci sekelleri ve kekemelik.
  • Paresteziler / Henüz kontraktür ,ankiloz, adele erimesi teşekkül etmemiş vakalar.
  • Periferik nöropati
  • Kulak çınlaması.
  • Alerji ve bazı cilt hastalıkları
  • Bazı romatizmal hastalıklar.
  • Psikoterapi gerektiren ruhsal hastalıklar.
  • Aşırı terleme.
  • Uyku bozuklukları – uykusuzluk.
  • Adet bozuklukları
  • Hıçkırık.
     Akupunktur nasıl etkili oluyor?
     Akupunkturun nasıl etkili olduğu konusunda çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda şu sonuçlar elde edilmiştir.
    1- Akupunktur vücudun bağışıklık sistemini güçlendirterek direnci arttırmakta, hasta enfeksiyona daha az yakalanmaktadır. Daha az enfeksiyon daha az kriz demektir(Bardağın taşmasını engellemiş oluyor).
    2- Hastanın duygusal durumu kontrol altına alınmakta stres ,sıkıntı depresyonu önlemekte var ise tedavi edilmektedir. Dolayısıyla bardak taşmayacak ve reaksiyon oluşmayacaktır.
    3- Vücudun kendi steroidini salgılaması sağlanmakta ve böylece yara içeriden tedavi edilmektedir. Dışarıdan alınan steroid çocukların büyümesini engellediğinden, steroidi bıraktırarak bu zarardan çocukları kurtarmış oluyoruz.
    4- Alerji reaksiyonlarını oluşturan salgıların akupunktur tedavisiyle azaldığı tespit edilmiştir.
    5- Alerjik reaksiyonda en önemli rolü üstlenen immünoglobülin-E’nin akupunktur tedavisi sonunda azaldığı, örneğin 900 üniteden 200 üniteye düştüğü tespit edilmiştir.
    6- Bütün bunlarla beraber akupunktur tedavisiyle vücudun genel dengesi düzelmekte, diğer hastalıklarla beraber alerjik rahatsızlık görülme oranı da azalmaktadır.
    Ayrıca akupunkturun felsefi temellerinin olduğu, kendi mantığı içerisinde hastalığı iyileştirme açıklamalarının olduğu, (vücudun Qi enerjisi artar, meridyenlerdeki tıkanıklık giderilir Yin-Yang dengesi sağlanır vs.) unutulmamalıdır.
Akupunkturun hiçbir yan etkisinin olmadığını, ilaç kullanımını büyük ölçüde azalttığını, hatta ilaçların kullanımının kesildiğini düşündüğümüzde akupunkturun önemli olduğu ve neden akupunktur tedavisini tercih ettiğimiz anlaşılmaktadır.  
                                                                                            Dr. Turanşah Tümer
     
     NÖRAL TERAPİ; 
     Nöralterapi, lokal anestezik maddeler kullanılarak vegetatif sinir sistemi üzerine etki etmek veya uyarmak suretiyle uygulanan bir tedavi yöntemidir.
Daha önceleri uygulanıp sonra da unutulmaya yüz tutmuşken 1920′li yılların başlarında Walter ve Ferdinand Huneke isimli iki kardeş Alman doktor tarafından yeniden uygulanmaya başlanıp geliştirilmiş, günümüzde kompleks, güvenli ve çok etkili bir tedavi şeklidir.
Nöral terapinin gelişiminin uzun bir hikayesi vardır;1883 yılında kokainin topikal anestezik etkisinin Viyanalı ünlü neurologist Sigmund Freud tarafından keşfedilmesine kadar uzanır. 1905’te prokainin Einhorn tarafından laboratuarda sentezlenmesi, hedef nokta enjeksiyon tekniğinin Spiess tarafından tanımlanması ve Huneke kardeşlerin çalışmalarına aşina ve bundan esinlenerek Amerika’da ağrı tedavisini 60 yıl sonra değiştiren Dr.Janet Trawell da nöral terapiye küçük ama önemli bir bakış sağlamıştır.
Avrupa’da tüm ağrı tedavi merkezlerinde nöral terapi en sik uygulanan tedavi metotlarından birisidir. Bu tedavi metodu sayesinde hastalar ağrılarıyla yasamak zorunda kalmıyorlar.
Prof. Dr. Ricker ‘a göre tüm bilinen uyaranlar (mekanik, termal, kimyasal, elektromagnetik, nörotrasmitterler, hormonlar, toksinler, mikroorganizmalar vs) afferent sempatik neuronlarin frekans ve amplitudelerinde değişiklik yaparlar.
Nöral Terapi klinik gözlemlere dayanarak Ricker’in bu teorisini  yıllar önce ortaya koymustur.
İlk olarak Prof.Dr.Med. Heine, elektron mikroskopisinde  cıva ve toksik maddelerin ekstraselüler  alanda tuzaklanmasını göstermiştir.İnsan bedeninde çeşitli nedenlerle biriken toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasında da nöral terapinin yeri önemlidir, bu nedenle nöral terapinin olmadığı bir detoks programı eksiktir.
Vegetatif  (Otonom) sinir  sistemi   vücudumuzda çok  geniş bir  elektriksel ağ yapısı (network)  içindedir. Bu  sistem  birbirinden farklı ancak  birbiri ile  uyumlu  çalışan sempatik ve parasempatik sistem adı  verilen iki  farklı bölümden oluşur.
Prof. Dr. Pischinger bunu “hücre- çevrel  sistem” (Cell environment  system ) olarak adlandırmıştır. Otonomik sinir  sistemi  ve  kan damarlarının uç uzantıları her  hücrenin  çevresindeki   sıvının içinde sonlanır. Burada metabolizma  ve  yaşam  ile ilgili   çok önemli biyokimyasal ve biyofiziksel işlemler oluşur. Buradaki denge  sağlık  demektir, bu  dengenin  bozulması ise hastalık demektir.

Uygulama Şekli;

1. Yüzeysel /lokal enjeksiyon
2. Segmental ve derin Enjeksiyon
3. Bozucu alan tedavisi
     Bütün nöral terapötik metotlar ya bozulmuş dokuya enerji sağlamakta, ya da enerji bloklarını çözmektedir.
    Huneke Metodu’na göre nöral terapi iki temel mekanizma ile çalışmaktadır. Bunlardan birincisi segmental mekanizmadır. Burada rahatsızlığın uzandığı segmente yapılan anestezik enjeksiyonu ve bu segmentin spinal kord ile olan bağlantısı esastır. İkincisi ise rahatsızlık sahasının (bozucu alan) ortadan kaldırılmasıdır. Bu bölgeye yapılan enjeksiyon semptomların aniden eliminasyonu ile sonuçlanır (Flash Fenomeni=Anında etki).
Segmental terapi ve skar enjeksiyonu, etkili nöral terapinin bel kemiğidir ve birçok tecrübeli kişi tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. Segmental terapi spesifik, medikal ilaçların ve antidotların bu segmentteki tüm yapılara dağılımını sağlar.
Aksi ispat edilmedikçe tüm skarlar problemdir. Herhangi bir hastadaki skara en az bir kez enjeksiyon yapılmalıdır. Eğer iyileşme olursa, cevap vermemeye başlayıncaya kadar devam edilmelidir.
    Yüzeyel enjeksiyon yöntemi özel akupunktur noktalarına yapılır. Akupunktur, perivaskuler sempatik pleksusu, sempatik ve parasempatik sinir  liflerini tedavi eder.
Bunlar, iğne ucundaki sinyali aksiyon potansiyeline çevirebilen vücuttaki tek yapılardır.
Aku-noktalari gerçekte yoktur: bu noktalar otonomik sinir liflerinin yoğun olduğu, özellikle kan ve lenf damarlarının bulunduğu yerlerdir.
Vücut, kulak, saçlı kafa derisi, ağız içi, dil ve diğer aku-noktaları otonomik sinir sisteminin düzenlenmesi açısından çok önemlidir. Bunun geleneksel akupunktur tedavisine avantajı, uygun ilaçların aku-noktalarina dağıtılmasının dramatik olarak etkili olmasıdır.
Dermatom (Segmental) uyarı yapılan hastada eğer yakınmalarda artış oluyorsa o zaman sorunun dermatomdan ziyade bir bozucu alan veya bozucu odak kaynaklı olduğu unutulmamalıdır.
Şikayetlerin artması durumunda bozucu alan araştırılması yapılmalıdır.

     NÖRAL TERAPİNİN KULLANILABİLECEĞİ DURUMLAR;
  • Ağrı tedavisi, genel tıp, KBB, göz hastalıkları, jinekoloji, dahiliye, pediatri, psikiyatri ve diğer tüm uzmanlık ve alt uzmanlık alanlarında;
  • Ağrı tedavisi
  • Alerji
  • Anti Aging
  • Boyun, sırt ve bel ağrıları
  • Bas ağrısı
  • Çeşitli sinir sıkışmalarına bağlı ortaya çıkan ağrılar ve kas güçsüzlüklerinde
  • Kronik kabızlık
  • Kronik tonsilit
  • Migren
  • Nevralji, yüz felci ve diğer felçlerde
  • Organik fonksiyon bozukluklarında
  • Sinüzit
  • Tiroit rahatsızlıkları
  • Eklem ve ekstremite sislikleri tedavisinde
  • Sportif yaralanmaların tedavisinde
    
 MANUEL TERAPİ(YAĞLI KUPA MASAJI);

     Cilt, cilt altı ve kas dokularındaki kan ve lenf  dolaşım bozuklukları,bu dokulardaki damarları tıkayıcı sebepler, pıhtılaşma eğilimleri hacamatı ve yağlı kupa terapisini gerekli kılar.  Aksi takdirde özellikle bel ve boyun çevresindeki kaslarda  kasılmalar(spazmlar),  kramplar  ve buna bağlı şiddetli ağrılar oluşur.
     Bütün bunların üzerine duruş,oturuş, pozisyon bozuklukları, yanlış ağırlık kaldırma şekilleri eklenirse; bel, sırt ve boyun omurlarında kaymalar, kireçlenmeler (artroz) ve fıtıklar(herni) oluşabilir.Bunlarda sinir köklerine bası yaparak şiddetli ağrılar oluşturabilirler.
Bu şikayetlerin olduğu bel ve boyunda, uygun bölgelere yapılan hacamatla tıkanıklık açılacağı için o bölge kanlanacak, canlanacak ,ödem ve spazmlar çözülecek, antienflamatuar etkilerle dokular yumuşayacak ve yağlı kupa terapisi için uygun bir zemin oluşacaktır. Sonraki tedavi seanslarında bir ila üç seans arası değişen yağlı kupa terapisi ve manuel terapi ile facet eklemler hareketlenecek, omurgadaki sıkışıklıklar azalıp kayma,kireçlenme ve fıtıklar ile ilgili şikayetleri tedavi etme imkanı olabilecektir.
Yağlı kupa terapisi ve manuel terapi , sürekli ilaç tedavisi almadan veya ameliyat olmadan önce, muhakkak denenmesi gereken , hiçbir risk taşımayan tedavi yöntemleridir.
     Ameliyat randevusu almış bazı hastalarımızın tamamen şikayetlerinin geçtiğini müşahede etme imkanımız olmuştur.
                                                              Dr. Turanşah Tümer




ŞUBELERİMİZ:

İLETİŞİM, ADRES

Randevu İle Çalışıyoruz.....


(Çalışma Saatleri; 09:00 - 19:00 arasıdır.)

Gsm:(0506) 845 55 61
Tel : (0216) 390 18 57

PENDİK :

Fevzi Çakmak Mahallesi, Kayısı Sokak, Apt. No:2 Kat:2 D:22 Pendik / İstanbul
(Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi Karşısı, Uygun Eczanesi Yanı)


ÜSKÜDAR-ALTUNİZADE :

Altunizade Mahallesi, Fahrettin Kerim Gökay Caddesi, Okul Sokak, Altunizade Sitesi, C blok, D:9 Üsküdar/Altunizade





Tıbbi Hacamat Eğitimi

Gazete Röportajları;



migren belirtileri