İSLAM DİNİNDE TIBBİ HACAMATIN YERİ

İSLAM DİNİNDE TIBBİ HACAMATIN YERİ

HZ. PEYGAMBER’İN(S.A.V.)  HACAMAT YAPTIRMASI VE TEŞVİK ETMESİ;Özet: “Hastalanmadan yapılan hacamat en kıymetli hacamattır “diyen Hz.Peygamber (a.s.) koruyucu hekimliğin önemini yıllar önce bizlere tavsiye etmiştir. Hacamat tedavisi bize peygamberimizden kalmış bir mirastır.

Hz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında hacamatın, hem hastalıklardan korunma hem de tedavi amaçlı uygulandığını, bizzat kendisinin de hacamat yaptırdığını ve hacamatı tavsiye ettiğini bilmekteyiz.
Hz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a başından kan aldırmak suretiyle hacamat yaptırmış, haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Hacamat (kan aldırma) sizin için en iyi tedavi yollarından biridir.” (Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakât 62, 63)İbn Abbas, Resulullah’ın Miraç gecesinde, meleklerden oluşan bir cemaate her uğrayışında kendisine meleklerin, “Hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!” dediklerini nakleder. (Tirmizi, Tıb, 12; İbn Mâce, Tıb, 20; Ahmed b. Hanbel, I, 354) Hz. Enes (r.a.), Resulullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem), boynunun iki tarafı ile iki omuzun arasından hacamat yaptırdığını bizlere bildirmektedir. (Ebû Dâvûd, Tıb 4; Tirmizi, Tıb 12; İbn Mâce, Tıb 21)
Ebu Kesbe el-Enmari (r.a.) de “Resulullah’ın başından ve iki omuzu arasından hacamat yaptırdığını ve “Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilâçla tedavi olmasa da zarar görmez.” (Ebû Dâvûd, Tıb 4; İbn Mâce, Tıb 21) buyurduğunu haber vermektedir. Kütüb-i Sitte‘de geçen bu ve benzeri rivayetlerde Peygamberimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem) hacamat yaptırdığını ve bunun hastalıklardan korunma ve tedavi hususunda önemli bir uygulama olduğunu görmekteyiz.
Hacamatı o dönemde uygulanan en iyi tedavi metotları arasında sayan Resûl-i Ekrem ve ashabının genel olarak ağrıya ve baş ağrısına karşı, baş (Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63), iki omuz arası (kahil) (Ebû Dâvûd, Tıb 4; İbn Mâce, Tıb 21), boyunun sağ ve solunda bulunan damarlardan (ahdaayn) (Ebû Dâvûd, Tıb 4; Tirmizi, Tıb 12), kalça ve ayağın üstünden (Buhârî, Tıb, 14, 15; Ebû Dâvûd, Menâsik, 35, Tıb, 4,5) hacamat yaptırdıkları rivayet edilmektedir.
Hacamatta, vücutta kan alınabilecek noktaların bilinmesi önemlidir. Hadîslerde Peygamberimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem), başından, boynundan, omzundan ve ayağından hacamat yaptırdığını görmekteyiz. Fakat hacamat vücudun sadece bu azalarına değil, iç organlarla ilişkili akupunktur noktalarına ve organlara yakın bölgelere de uygulanmaktadır.Modern bilim hızla ilerliyor. Her geçen gün yeni tedavi usulleri ortaya konuluyor. Ancak bununla birlikte sürekli olarak yeni ve tedavisi bulunamayan başka hastalıklarla karşılaşıyoruz. Bu durum hastalıklarla mücadeleden önce hastalıklara yakalanmamayı yani koruyucu hekimliğin esaslarının bilinmesini ve uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Nitekim Peygamber Efendimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem) tıbba dair tavsiyelerinin birçoğunun koruyucu hekimliğe ait olduğunu görmekteyiz. Bulaşıcı hastalıklara karşı korunma, salgının bulunduğu yere girmeme ve bu yerde bulunuyorsa dışarı çıkmama (karantina), vücut temizliği, yiyecek ve içeceklerin temiz tutulması, çevre temizliğine önem verme, dişleri misvaklama, yeme-içmede aşırıya kaçmama, yemekten önce ve sonra elleri yıkama, oturarak yemek yeme gibi nebevî tavsiyelerin hastalıklardan korunma adına ne kadar önemli olduğu günümüz ilim adamları tarafından da ifade edilmektedir. İşte bu açıdan meseleyi değerlendirdiğimizde Hz. Peygamber’in hem tedavi hem de hastalıklardan korunma maksadıyla uyguladığı hacamatın önemini daha iyi kavramış oluruz.
Günümüzde hastalıkların tedavisinde kullanılan yöntem ve ilâçların yan tesirlerinin bulunması, dünyanın birçok yerindeki bilim adamlarını, hastalıklara karşılık eskiye, denenmiş, tecrübe edilmiş ve insanların yüzyıllardır yapa geldikleri tabiî tedavi metotlarına sevk etmiştir. Alternatif Tıp olarak anılan bu doğal tedavi yöntemlerinden birinin de Peygamberimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem) uyguladığı ve ümmetine tavsiye ettiği hacamat olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda Avrupa’da, Asya’da ve dünyanın değişik yerlerinde yapılan araştırmalar ve çalışmalar da bu hakikati desteklemektedir. Ayrıca günümüzde, hacamatı hayatlarında düzenli bir şekilde uygulayarak sağlığını muhafaza eden ve hastalıklardan kurtulan kişilerin tecrübeleri de hiç şüphesiz bunun önemini daha da artırmaktadır.

HZ. PEYGAMBER’İN HACAMAT YAPTIRMASI VE TEŞVİK ETMESİ;

Özet: “Hastalanmadan yapılan hacamat en kıymetli hacamattır “diyen Hz.Peygamber (a.s.) koruyucu hekimliğin önemini yıllar önce bizlere tavsiye etmiştir. Hacamat tedavisi bize peygamberimizden kalmış bir mirastır.

Hz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında hacamatın, hem hastalıklardan korunma hem de tedavi amaçlı uygulandığını, bizzat kendisinin de hacamat yaptırdığını ve hacamatı tavsiye ettiğini bilmekteyiz.
Hz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a başından kan aldırmak suretiyle hacamat yaptırmış, haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Hacamat (kan aldırma) sizin için en iyi tedavi yollarından biridir.” (Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakât 62, 63)

İbn Abbas, Resulullah’ın Miraç gecesinde, meleklerden oluşan bir cemaate her uğrayışında kendisine meleklerin, “Hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!” dediklerini nakleder. (Tirmizi, Tıb, 12; İbn Mâce, Tıb, 20; Ahmed b. Hanbel, I, 354) Hz. Enes (r.a.), Resulullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem), boynunun iki tarafı ile iki omuzun arasından hacamat yaptırdığını bizlere bildirmektedir. (Ebû Dâvûd, Tıb 4; Tirmizi, Tıb 12; İbn Mâce, Tıb 21)
Ebu Kesbe el-Enmari (r.a.) de “Resulullah’ın başından ve iki omuzu arasından hacamat yaptırdığını ve “Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilâçla tedavi olmasa da zarar görmez.” (Ebû Dâvûd, Tıb 4; İbn Mâce, Tıb 21) buyurduğunu haber vermektedir. Kütüb-i Sitte‘de geçen bu ve benzeri rivayetlerde Peygamberimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem) hacamat yaptırdığını ve bunun hastalıklardan korunma ve tedavi hususunda önemli bir uygulama olduğunu görmekteyiz.
Hacamatı o dönemde uygulanan en iyi tedavi metotları arasında sayan Resûl-i Ekrem ve ashabının genel olarak ağrıya ve baş ağrısına karşı, baş (Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63), iki omuz arası (kahil) (Ebû Dâvûd, Tıb 4; İbn Mâce, Tıb 21), boyunun sağ ve solunda bulunan damarlardan (ahdaayn) (Ebû Dâvûd, Tıb 4; Tirmizi, Tıb 12), kalça ve ayağın üstünden (Buhârî, Tıb, 14, 15; Ebû Dâvûd, Menâsik, 35, Tıb, 4,5) hacamat yaptırdıkları rivayet edilmektedir.
Hacamatta, vücutta kan alınabilecek noktaların bilinmesi önemlidir. Hadîslerde Peygamberimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem), başından, boynundan, omzundan ve ayağından hacamat yaptırdığını görmekteyiz. Fakat hacamat vücudun sadece bu azalarına değil, iç organlarla ilişkili akupunktur noktalarına ve organlara yakın bölgelere de uygulanmaktadır.

Modern bilim hızla ilerliyor. Her geçen gün yeni tedavi usulleri ortaya konuluyor. Ancak bununla birlikte sürekli olarak yeni ve tedavisi bulunamayan başka hastalıklarla karşılaşıyoruz. Bu durum hastalıklarla mücadeleden önce hastalıklara yakalanmamayı yani koruyucu hekimliğin esaslarının bilinmesini ve uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Nitekim Peygamber Efendimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem) tıbba dair tavsiyelerinin birçoğunun koruyucu hekimliğe ait olduğunu görmekteyiz. Bulaşıcı hastalıklara karşı korunma, salgının bulunduğu yere girmeme ve bu yerde bulunuyorsa dışarı çıkmama (karantina), vücut temizliği, yiyecek ve içeceklerin temiz tutulması, çevre temizliğine önem verme, dişleri misvaklama, yeme-içmede aşırıya kaçmama, yemekten önce ve sonra elleri yıkama, oturarak yemek yeme gibi nebevî tavsiyelerin hastalıklardan korunma adına ne kadar önemli olduğu günümüz ilim adamları tarafından da ifade edilmektedir. İşte bu açıdan meseleyi değerlendirdiğimizde Hz. Peygamber’in hem tedavi hem de hastalıklardan korunma maksadıyla uyguladığı hacamatın önemini daha iyi kavramış oluruz.
Günümüzde hastalıkların tedavisinde kullanılan yöntem ve ilâçların yan tesirlerinin bulunması, dünyanın birçok yerindeki bilim adamlarını, hastalıklara karşılık eskiye, denenmiş, tecrübe edilmiş ve insanların yüzyıllardır yapa geldikleri tabiî tedavi metotlarına sevk etmiştir. Alternatif Tıp olarak anılan bu doğal tedavi yöntemlerinden birinin de Peygamberimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem) uyguladığı ve ümmetine tavsiye ettiği hacamat olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda Avrupa’da, Asya’da ve dünyanın değişik yerlerinde yapılan araştırmalar ve çalışmalar da bu hakikati desteklemektedir. Ayrıca günümüzde, hacamatı hayatlarında düzenli bir şekilde uygulayarak sağlığını muhafaza eden ve hastalıklardan kurtulan kişilerin tecrübeleri de hiç şüphesiz bunun önemini daha da artırmaktadır.

ANAHTAR KELİMELER:Hacamat,Hacamatın Faydaları,İslam dininde Hacamat,Hadislerle Hacamat,Sünnet tedavi Hacamat,Hz. Peygamberin Hacamat Yaptırması,İslamda Hacamat,Hacamatın İslamdaki yeri

Dr. Turanşah Tümer'in Yazdığı Hacamat Kitabı:

Dr. Turanşah Tümer, kitabında; sünnet olan, hekimlik tecrübesiyle yapılan hacamatın, insanlar üzerindeki etkilerini okurları ile paylaşmıştır.

Kadim şifa yöntemi olan hacamat, tıp doktorunun deneyimiyle "TIBBİ HACAMAT" a dönüştü... (Hayy Kitap)

Hacamat kitabı detayları için tıklayın.

Bizi Takip Edebilirsiniz:
Bize Ulaşabilirsiniz:
(0216) 906 02 12
(0506) 845 55 61