Tıbbi Hacamat Hekimlik El Sanatıdır

Tıbbi Hacamat Hekimlik El Sanatıdır

Tıbbi Hacamat Hekimlik El Sanatıdır

Tıbbi hacamat tedavisi sağlıklı, sağlıksız her yaş grubu insan için bir nimettir. Böyle bir nimetin hakkını vermek için eğitim, tecrübe ve el becerisi gerekmektedir. Herhangi bir konuda ustalaşmak için bile yıllarca çıraklık, kalfalık yapılır. Nimet olan hacamat tedavisi bu yönüyle gereken emeği ve değeri çoktan hak etmektedir. Çünkü hacamat, insan sağlığını direk ilgilendiren invaziv bir girişimdir. Nitekim hekimlik bilgi ve tecrübesi ile oluşturulan ortamlarda, hekim kontrolünde, becerikli ellerle yapılan hacamatın insanlara çok faydalı olduğunu her gün görerek yaşıyoruz.

Hacamatı İki Günde Öğrenmek(!)

Hacamat tedavisi dışarıdan zannedildiği gibi iki günde öğrenilen, hemen insanlara jiletle çizikler atılan bir uygulama değildir. Bunun böyle olduğuna inananlar, insanların, iş sahibi olma duygularını sömürerek kısa yoldan haksız kazanç peşinde olan insanlardır. Böyleleri genelde Peygamber efendimiz(sav)’i yanlarına alarak hekim düşmanlığı yapmaya çalışırlar. Gerçi sosyal medyadan gördüğüm kadarı ile iki günde eğitim vereceğim diye kısa yoldan haksız kazanç ve ün peşinde olan bir iki tane tıp diplomalı insan da var. Bu tiplere karşı aman çok dikkatli olunuz. Bunlar helâl kazanç peşinde olmayan insanlardır. Dinimiz İslâma göre İnsan yaratılmışlar içinde en şerefli değerli varlıktır. Sağlığına bilgisizce müdahale etmek vebaldir. Rabbimiz(cc) ayetinde buyuruyor: “İnnâ lillahi ve innâ ileyhi raciun” meali: “Hepimiz Allah’tan geldik ve döne dolaşa Allah’a döneceğiz.” Aman dikkat!

Hacamat Hekim Kontrolünde Olmazsa Ne Olur?

Ben yıllardır bu işin Türkiye’de öncülüğünü yapan bir hekim olarak şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki hacamat tedavisi kesinlikle tıbbi bir müdahaledir ve yapılacak bir yanlışta hastalar zarar görür. On binlerce kişiye tıbbi hacamat yaptığım halde her yıl hastalığın teşhisinden, tedavisinden, takibinden, aldığımız sonuçlardan, yeni şeyler öğreniyorum. Daha da bilmediğim öğreneceğim şeyler olduğuna inanıyorum. Hekim olduğum halde durum böyle iken, iki günlük eğitimle jileti insanlar eline alır da ben hacamat yaparım derse, neler olabileceğini siz düşünmeye çalışın ben de anlatmaya çalışayım;

Hacamat Hekim Kontrolünde Olmalı Mı?

Eğer hekim kontrolünde olmadan herhangi bir sağlık girişimi gibi hacamat da yapılırsa; belki şansa 200 kişiye bir şey olmaz ama 201 nci kişi hepatit, tüberküloz, mantar veya (Allah(cc) korusun) aids olabilir. Bunlar kan yoluyla bulaşan hastalıklardan bilinen birkaç tanesidir. Bu seneyi atlattığını düşünürse 5-10 yıl sonra yukarıdaki hastalıklardan biri veya birkaçının ortaya çıkma ihtimali vardır. Bu sene 200 kişinin içinde olup atlatabilir ama seneye ortam hijyenik ve steril olmadığı için 201 nci kişi olabilir. Jiletin nereden nasıl elde edildiği bilinmediği için birindeki hepatit mikrobu o gün gelenlere bulaşabilir. Anatomi ve hastalık bilgisi olmadığı için, damar, sinir kesileri olabilir. Aşırı kanamalar, felç veya his kayıpları olabilir. Bunlar bizim zaman zaman rastladığımız hacamat kazazedeleridir.

Hacamatın Dozu Ve Nasıl Yapılacağı Önemlidir

Hangi hasta grubuna nasıl yapılabileceği, kilosuna, yaşına, cinsiyetine, hastalığına göre hangi hacimde kaç kupa, kaç çizik atılacağı bilgisi olmadığı için hacamatın dozunu ayarlayamazsa ya tedavi yetersiz olur ya da aşırı dozla hasta kansız kalabilir. Kimin umurunda(!) Aşırı hacamat yapılıp kansız kalan bir kişinin dikkati dağınık, hafızası zayıftır. Bu kişi dikkati dağınık diye yolda Allah korusun bir trafik kazası geçirse, veya ağır ve tehlikeli bir işte çalışan işçi ise iş kazası geçirse kim sorumludur? Hacamat yapan “Ben hacamatımı yaparım, paramı alırım gerisi beni ilgilendirmez.” diyebilir ama bir hekim böyle diyemez. Hekim elini taşın altına sokan sorumlu kişidir. Hasta takibi diye bir şey vardır. Bugün iş kazalarının ve trafik kazalarının bir bölümü kansızlıktan olan dikkat dağınıklığındandır. Bunlar da hekimlik bilgileridir. Bu ve buna benzer değerli bilgiler iki günde verilmez. Hacamatı tıbbi şartlarda hekim kontrolünde yapmayan kişi Allah’tan korksun.

“Bunlar ayrıntı, önemli değil iki çizik atarım kupayı kapatırım.” diyemeyiz. “Parayı kazanayım da nasıl kazanırsam kazanayım.” diyemeyiz.

Hacamat Hekim Kontrolünde Olmalı

Sizlere bir iki yaşanmış örnek anlatayım; bir hastam sırtım ağrıyor diye hekim kontrolünde olmayan bir hacamat merkezine gitmiş. Her sırtı ağrıyana biz hacamat yaparız diye(!) sırtına hacamat yapmışlar. Birkaç hafta sonra hasta yine aynı şikayetlerle gitmiş; hem hacamat hem de sülük yapmışlar. Birkaç ay böyle oyalanan hastanın sonunda hastanede akciğer kanserinden sırtının ağrıdığı anlaşılmış. Erken teşhis edilse iyileşme ihtimali yüksek olan bu kanser türünün gecikmesine sebep olunup aylarca ısrarla hacamat sülük yapıldığı için kanser ilerlemiş. Hacamatçıya göre sırtı ağrıyan herkese hacamat, sülük yapılır. Bu kadarını bilir ama bu bilgi yetmez. Bu hastayı hekim muayene etseydi sırt ağrısının onlarca sebebi olduğunu bilir ve hastayı doğru yerlere yönlendirirdi. Bir başka örnek kupa başına para aldığı için çok kupa yapıp çizik atacağı yerde hastayı keserek perişan edip kızılay kanı akıtan, cildinde derin izler bırakan veya çok kupa kapatıp her kupa altına birkaç çizik atıp “çok kupa çok para” mantığı ile haksız kazanç sağlayan örneklere hemen her hafta şahit oluyoruz. Allah hepimizi doğru yola iletsin.(amin)

Dr. Turanşah Tümer.

Dr. Turanşah Tümer'in Yazdığı Hacamat Kitabı:

Dr. Turanşah Tümer, kitabında; sünnet olan, hekimlik tecrübesiyle yapılan hacamatın, insanlar üzerindeki etkilerini okurları ile paylaşmıştır.

Kadim şifa yöntemi olan hacamat, tıp doktorunun deneyimiyle "TIBBİ HACAMAT" a dönüştü... (Hayy Kitap)

Hacamat kitabı detayları için tıklayın.

Bizi Takip Edebilirsiniz:
Bize Ulaşabilirsiniz:
(0216) 906 02 12
(0506) 845 55 61